Yalnızlık Paylaş-ı-lamaz

İnsan kişisi; her şeyi algılamak ve algıları doğrultusunda idrak etmek ister ki buna kısaca yaşamak denir. Fakat idrak edilecek hisler/nesneler ve ya düşünceler,çoğu zaman bize keyif vermediği gibi insanı huzursuz bir hale de sokar. Mesela yalnızlık hissi; insan yalnız doğan,hayatının bir kısmını kalabalıklar içinde- yine aslında yalnız başına geçiren ve o nihai sona yine yalnız başına varan bir varlıktır. İnsanlar,toplum,aile ve ya diğer fertler; bizleri oyalamak,belki bir nebze o yalnızlık hissinden sıyrılmamız için varlar. Fakat; kişi aslında doğduğu andan itibaren yalnız olduğunu ne zaman idrak etmeye başlar;gerçek yalnızlığa o zaman kavuşur.Ve o andan sonra etrafını algılama ihtiyacı duymaz çünkü gerçek yalnızlık; yalınlıkla yetinmektir. Bilinçli seçilen yalnızlık ise; toplumun dayattığı tüm kural ve zorlukların karşısında özgür olmayı seçmek,insanların ve onların düşünce kalıplarından sıyrılmak demektir. Toplumdan onay almayı ertelemek,değer görmeyi beklememektir. Fakat asıl yalnızlık sürüden ayrılmak değil; sürünün içinde aslını kaybedip bir olmaktır!!

Yorum bırakın